Konkordato Avukatlık Ücretinin Gerçek Maliyeti Nedir
Konkordato Ücreti Neye Göre Belirlenir?
Konkordato, borçlu şirketin mahkeme denetiminde alacaklılarıyla yeni bir ödeme planı yapmasını sağlayan ağır bir süreç. Bu sürecin avukatlık ücreti, sıradan bir dava vekaletinden çok farklı hesaplanıyor. Çünkü iş yalnızca dilekçe yazmak değil; geçici mühlet, kesin mühlet, komiser denetimi, alacaklılar toplantısı ve tasdik aşaması ayrı ayrı emek istiyor. Ücreti belirleyen temel çıpa, İstanbul, Ankara ve İzmir Barolarının yayımladığı asgari ücret tarifesidir. Tarife, konkordato gibi süreklilik arz eden işlerde genellikle işin değeri üzerinden nispi bir oran öngörür; bunun altında kalan bir anlaşma baro disiplin yönünden sorun çıkarabilir.
Pratikte ücret üç katmandan oluşur. Birincisi dosya açılışında alınan peşin kısım, ikincisi mühlet boyunca aylık veya dönemsel ödenen takip bedeli, üçüncüsü de tasdik kararı sonrasındaki başarı primi. Bu üçlü yapı, borçlu şirketin nakit akışına uygun bir ödeme takvimi kurmayı mümkün kılar. Tek seferde yüksek bir tutar isteyen bürolar da var; ancak konkordato başvurusunda bulunan şirketin zaten ödeme güçlüğü içinde olduğu unutulmamalıdır.
Büyükşehirlerde orta ölçekli bir üretim firmasının konkordato dosyası için avukatlık ücreti sıkça 80.000 ile 250.000 TL bandında konuşuluyor; borç yükü ve alacaklı sayısı arttıkça bu rakam yukarı çıkıyor. Balıkesir hukuk bürosu gibi taşra merkezlerinde aynı iş için teklif edilen tutarlar belirgin biçimde daha düşük olabiliyor. Yine de tarife altına inmemek kaydıyla pazarlık her zaman masada.
Sözleşmede Hangi Kalemler Yazılı Olmalı?
Konkordato vekaletnamesi imzalanırken ücretin yanına masraf kalemlerinin de tek tek yazılması gerekiyor. Aksi halde süreç ortasında çıkan anlaşmazlıklar işi kilitleyebiliyor. Deneyimli bir avukat, teklif mektubunda şu başlıkları ayrı ayrı gösterir: peşin ücret, aylık takip bedeli, komiser ve bilirkişi masrafları, ilan giderleri, mahkeme harçları ve gerektiğinde bilirkişi raporlarına itiraz için ek emek.
Bir de avukat muhasebe ücreti meselesi var. Serbest çalışan bir avukatın defterini tutan meslektaş ayrı bir sözleşme yapar; bu tutar müvekkilin ödediği konkordato ücretine dahil değildir ve genellikle aylık sabit bir bedel olarak işler. Müvekkil adına yapılan resmi masrafların makbuzla belgelenmesi, hem şirketin kayıtları hem de ileride doğabilecek vergi incelemeleri açısından önemli.
Örnek bir senaryo: Konya'da bir tekstil firması 6 milyon TL borçla konkordato talep ediyor. Büro, 120.000 TL peşin, mühlet boyunca aylık 8.000 TL takip bedeli ve tasdik sonrası borcun yüzde ikisi oranında başarı primi öneriyor. Firma bu yapıyı kabul ediyor; çünkü ilk üç ay nakit çıkışı sınırlı kalıyor ve ücretin ağırlığı ödeme planının oturduğu döneme yayılıyor. Sözleşmede masrafların hangi tarafça karşılanacağı yazılmadığı için ilk ayda komiser gideri yüzünden kısa bir tartışma yaşanıyor.
Asgari Tarife, Maaş ve Piyasa Gerçekleri
Tarifenin bağlayıcılığı
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi her yıl sonunda güncellenir ve bir sonraki yıl için yürürlüğe girer. Konkordato gibi işlerde tarife, davanın değeri üzerinden hesaplanan nispi bir taban koyar. Bu tabanın altında vekalet ücreti almak, Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesi çerçevesinde disiplin soruşturmasına konu olabilir. Müvekkil açısından bakıldığında ise düşük teklif her zaman avantaj değil: süreci yarıda bırakan ya da ayrıntıya inmeyen bir temsil, mühletin kaldırılmasıyla çok daha pahalıya patlayabilir.
Piyasadaki uçurum
Bir yanda kurumsal müvekkillerle çalışan, konkordato komiserliği de yapan büyük ortaklıklar var; diğer yanda tek avukatlı taşra büroları. Kahramanmaraş en iyi avukat arayışına giren bir esnaf ile İstanbul'da ihracat yapan bir holdingin karşılaştığı fiyat skalası aynı değil. Kastamonu avukatlık büroları ile Levent'teki bir ofisin saat ücreti arasında üç dört kat fark olması olağan. Bu nedenle teklif alırken yalnızca rakama değil, büronun daha önce kaç konkordato dosyası yürüttüğüne ve komiserlerle çalışma deneyimine bakmak gerekiyor.
Genç bir avukatın bu alanda kendini göstermesi zaman alıyor. Avukatlık taban puanları 2022 sonrasında hukuk fakültelerine girişi zorlaştırdı; mezun sayısı azalsa da konkordato gibi uzmanlık isteyen alanlarda deneyimli isimlere talep sürüyor. Yeni mezun bir avukatın asgari maaşı büroya ve şehre göre değişiyor; taşrada 25.000–30.000 TL bandında başlayan ücretler İstanbul'da 45.000 TL'yi aşabiliyor. Bu maliyet de doğal olarak müvekkile yansıyan saat ücretine giriyor.
Bütçeyi Şaşırtan Gizli Kalemler
Konkordato sürecinin asıl sürprizi avukatlık ücreti değil, yan giderlerdir. Komiser ücreti her ay düzenli ödenir ve dosyanın büyüklüğüne göre ciddi bir kalem haline gelir. İlan giderleri, bilirkişi raporları, alacaklılar toplantısı için yapılan tebligatlar ve gerektiğinde rehinli alacaklılarla yürütülen ayrı görüşmeler bütçeyi zorlar. Bu kalemleri baştan öngörmeyen şirket, üçüncü ayda avukatına ek ödeme talebiyle gelmek zorunda kalabiliyor.
Bir başka tuzak da sürenin uzaması. Geçici mühlet üç ay, kesin mühlet bir yıl olarak uygulanıyor; dosya uzadıkça aylık takip bedeli de birikir. Sözleşmede üst sınır konmamışsa toplam maliyet başlangıçta konuşulanın iki katına çıkabilir. Bu nedenle teklif alırken "aylık bedel kaç ay boyunca ödenecek, üst limit var mı" sorusunu sormak şart.
Son olarak, dosyayı devralacak bir avukatla anlaşma ihtimalini de hesaba katın. İlk büroyla yollar ayrılırsa yeni vekilin ücreti sıfırdan konuşulur; devir sırasında dosyanın ne kadarının tamamlandığı, hangi aşamada olunduğu bu pazarlığın anahtarıdır. Konkordato gibi uzun soluklu işlerde sözleşmeye "vekaletin sona ermesi halinde ücretin iadesi ve devir şartları" maddesi eklemek, ileride çıkacak anlaşmazlıkların önünü keser.
